30 Mart 2023

Trafikte cinsiyet ayrımcılığı nasıl engellenir?

Trafikte cinsiyet ayrımcılığı nasıl engellenir?
Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı hayatın pek çok alanında olduğu gibi trafikte de varlığını sürdürüyor. Bu durum, kadınların ulaşım sektöründeki eşitsiz temsilinden kadın sürücülere dönük damgalayıcı ifade ve davranışlara dek uzanıyor. Söz konusu ayrımcı pratiklerin önüne geçilmesi ve trafikte cinsiyet ayrımcılığının engellenmesi için sürücülere, sektör temsilcilerine ve kamu kurumlarına önemli görevler düşüyor.
 
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği çalışma yaşamı, eğitim, sağlık gibi pek çok alanda olduğu gibi trafikte de çeşitli biçimlerde varlığını sürdürüyor. Bu elbette yalnızca Türkiye’yle sınırlı bir durum değil, dünya ölçeğinde tespit edilebilen bir toplumsal fenomen. Söz konusu eşitsizlik, bireylerin ve kurumların bu konudaki bilgi ve farkındalıklarını artırarak eşitlikçi tutum ve politikalar ortaya koymalarını vazgeçilmez hale getiriyor. Peki, cinsiyet ayrımcılığı trafikte hangi pratiklerle hayat buluyor? Bunları dönüştürecek ya da ortadan kaldıracak adımlar neler olabilir?
 
Stereotipleştirme davranışı terk edilmeli
Trafikte cinsiyet ayrımcılığını üreten pratiklerin başında, kadınların kötü sürücüler olduğuna dönük stereotipleştirme geliyor. Bu genelleştirici tutumun temelindeki iddia, erkeklerin doğaları gereği iyi araba kullanma yeteneği bulunduğu, kadınlarınsa bu yetenekten yoksun olduğu ve bu nedenle trafikte sıklıkla kazalara davetiye çıkardığıdır. Bu iddianın gerçeklikle ilişkisi bir yana, yapılan araştırmalar, ilgili davranışın kadın sürücülerin trafikte eşit bir şekilde bulunabilmesine zarar verdiğini gözler önüne seriyor.
 
İncelemeler, çocukların toplumdaki ayrımcı ve damgalayıcı pratikleri ve yaygın stereotipleştirme davranışlarını oldukça küçük yaşta kavradığını gösteriyor. Bu nedenle, kadın sürücülere dair ön yargılar, kız çocuklarının kendilerine dair beklentilerini de olumsuz yönde etkileme ve cinsiyet eşitsizliğinin etkilerini geleceğe taşıma riskini de beraberinde getiriyor.
 
Ulaşım sektöründe temsil eşitliği sağlanmalı
46 ülkede yapılan bir araştırmanın sonuçları, ulaşım sektöründeki toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin boyutlarını ortaya çıkarıyor. Araştırmacılar, gerçekleştirdikleri anketler sonucunda söz konusu sektörde kadınların mesleki temsilinin yüzde 17 olduğunu tespit ediyor. Bunun önüne geçmek ve ulaşım sektöründe cinsiyet eşitliğini sağlamak için sektörde kapsayıcı uygulamaların hayat bulmasının sağlanması, bu alandaki mesleki ve hizmet içi eğitim fırsatlarının özellikle de genç kadınlar için artırılması ve kadın rol modellerin desteklenmesi başlıca öneriler arasında bulunuyor.
 
Trafik herkes için güvenli hale getirilmeli
Avrupa Birliği’nde gerçekleştirilen araştırmaların ortaya koyduğu çarpıcı bir veri, erkeklerin trafikteki ölüm oranının kadınlardan üç kat fazla olduğunu gösteriyor. Buna ek olarak, trafikte gerçekleşen ölümlerde kadınların çoğunlukla yaya ve yolcu olduğu, erkeklerinse sürücü koltuğunda bulunduğu ifade ediliyor. Ölüm oranları arasındaki bu farkın kökeninde erkek sürücülerin kaza riski oluşturabilecek davranışları daha fazla sergilemesinin bulunduğu saptanıyor. Bu veriler ışığında araştırmacılar, trafiğin herkes için güvenli hale getirilmesi için söz konusu farklılıkları göz önünde bulunduran eğitici ve düzenleyici politikaların yürürlüğe konması gerektiğini ifade ediyor.