28 Ağustos 2020

Mucizevi Buluş: Tekerlek

Hayatımızı değiştiren, insanlığı ileriye taşıyan birçok icadın başında tekerlek geliyor. Mucidinin tam olarak kim olduğu bilinmeyen bu mucizevi buluşun geçmişi yontma taş devrine kadar uzanıyor, yani milattan önce 6000 ile 100000 yılları arasında bir tarihe…
 
Hayatımızı değiştiren, insanlığı ileriye taşıyan birçok icadın başında tekerlek geliyor. Mucidinin tam olarak kim olduğu bilinmeyen bu mucizevi buluşun geçmişi yontma taş devrine kadar uzanıyor, yani milattan önce 6000 ile 100000 yılları arasında bir tarihe. İnsanlığın evriminde, uygarlıkların gelişiminde çığır açan tekerleğin asırlar süren hikayesine birlikte bakalım...
 
Başlangıç
Araştırmacılara göre, tekerleğin tarihte ulaşım aracı olarak kullanılması milattan önce 4. yüzyıla denk geliyor ancak bu başarının hangi uygarlığa atfedileceği yine de bir muamma; Sümerlere mi yoksa orta Avrupa sakinlerine mi ya da Kafkaslardaki Maikop kültürüne mi? Arkeolojik buluntular, bu üç uygarlığın da tekerleği eş zamanlı, ulaşım amacıyla kullandığına işaret ediyor. Bize son derece doğal gelen ve aslında modern tekniğin ekseni olacak kadar önemli olan bu icadın dingille kombine edilmiş bilinen en eski örneği bugün Slovenya’da Ljubljana Kent Müzesi’nde sergileniyor. 2002 yılında bulunan 72 cm çapındaki bu tahta tekerlek, yaklaşık 5.150 yaşında ve el arabasında kullanılmış. Tarihte değirmen çarkı ve çömlek yapımında da kullanılan tekerlek, eski Mısırlılardan Sümerlere, birçok uygarlıkta savaş arabalarında kullanılarak dünya tarihinin değişiminde önemli rol oynadı. Milattan önce 2000 yıllarında parmaklı tekerleğin kullanılmaya başlamasıyla savaş arabaları daha da çevikleşti, uygarlıkların geniş topraklar ele geçirmelerinde ve daha uzun ömürlü imparatorluklar kurmalarında etken oldu. Keltlerin milattan önce 1000 yılı civarlarında geliştirdiği deri ve demirle beslenmiş daha ağır ve komplike bir yapıdaki tekerlek tasarımı, o kadar başarılı oldu ki 3.000 yıl boyunca bir değişikliğe uğramadan kullanıldı.
 
Modern tekerlek
Tekerlek tarihinde önemli bir dönüm noktası da 18. yüzyılın sonunda ağır silahların, topların ağırlaşmasıyla yetersiz gelen tahta tekerleklerin yerini metal tekerleklere bırakması… Günümüzün modern otomobillerinin atası ilk örneklerde de bu metal tekerlekler kullanıldı. 1800’lerde buharlı trenin tarihte yeni bir sayfa açmasıyla raylarla temas eden tren tekerlekleri daha dayanıklı hale getirildi. Yine 1800’lerin başında icat edilen tel parmaklı tekerlekler ise günümüz bisiklet tekerleklerinin atası sayılıyor. Bugünkü anlamda bildiğimiz otomobil lastiklerinin ilk adımı 1800’lerin sonuna doğru John Dunlop’un oğlunun üç tekerlekli bisikleti için tasarladığı lastik modeliyle başladı. Dunlop üzeri lastik solüsyonu ile kaplanmış çadır bezini tekerleklerin üzerine çiviyle çakarak ve içine hava doldurarak ilk havalı lastiği üretti. Havalı lastiği otomobillere ilk uygulayan girişimciler ise Édouard ve André Michelin. Kauçuğun otomobil tekerleği yapımında kullanılmaya başlamasının ilk adımını Charles Goodyear ve Robert William Thomson attı. Sentetik kauçuğun tekerlek tarihçesine girişi ise Bayer laboratuvarlarında keşfedilmesiyle 1920’li yıllara rastlıyor. Günümüzdeki manada lastiklerin üretimi, 1940’lı yılların başında lastiklerin taban genişliğini, yanak yüksekliğini ve çapını belirten ebat sisteminin getirilmesiyle başladı. Kim bilir belki de yakın bir gelecekte geliştirilecek uçan arabalar ya da ışınlanma ulaşımın tarihçesinde tekerleğin saltanatına son verecek ancak yine de insanlığın evriminde tekerleğin oynadığı rol yadsınamaz.