30 Aralık 2022

Gürcistan’ın Uğrak Noktaları

Gürcistan’ın Uğrak Noktaları
Kaleleri, mistik havasını ziyaretçilerine buram buram hissettiren kiliseleri, şifalı sularıyla sağlık vadeden hamamları, anı biriktirmek isteyenlere envaiçeşitte ürün sunan pazarları, zenginliğiyle ünlü dağları ve romanlardan esinlenen simgeleriyle görülmeye değer bir coğrafya Gürcistan…
 
Güney Kafkasya’da Karadeniz’in doğu kıyısında konumlanan Gürcistan’ın dört bir tarafı bambaşka güzelliklere ev sahipliği yapıyor. En az kendi tarihi kadar eski kaleleri, mistik havasını ziyaretçilerine buram buram hissettiren kiliseleri, şifalı sularıyla sağlık vadeden hamamları, anı biriktirmek isteyenlere envaiçeşitte ürün sunan pazarları, zenginliğiyle ünlü dağları ve romanlardan esinlenen simgeleriyle görülmeye değer bir coğrafya sözünü ettiğimiz…
 
Ali ve Nino Heykeli
Batum’un deniz kıyısına inşa edilen en büyüleyici yapıtlardan biri olan Ali ve Nino Heykeli’nin hikayesi Azerbaycanlı roman yazarı Kurban Said’e, tasarımı ise Gürcü asıllı heykeltraş Tamara Kvesitadze’ye ait. Tamamen çelik malzemeden üretilen biri kadın diğeri erkek iki figür, yerden sekiz metre yükseklikte ve otomatik bir hareket sistemi üzerinde kurulu. İstisnasız her gün saat 19.00’ı gösterdiğinde birbirlerine doğru yavaş hareketlerle yaklaşmaya ve en nihayetinde kavuşmaya başlayan Ali ve Nino, 10 dakika boyunca romantik bir müzik eşliğinde gerçekleştirdikleri görsel şölenle sadakatin ve sonsuz aşkın simgesi niteliğinde.
 
St. Nicholas Kilisesi
Batum’un Piazza Meydanı’na oldukça yakın bir yerde konumlanan St. Nicholas Kilisesi, 1865’de inşa ettirilir. Altın sarısı kubbeleri, benzersiz taş mimarisi, iç mekanlarını saran dini motifleri ve ikonografileriyle mistik atmosferin buram buram hissedildiği kilise, günümüzde pek çok dini etkinliğin gerçekleştirildiği ana merkezlerden biri olma özelliğini koruyor.
 
Gonio Kalesi
MS 1. yüzyılın sonunda Adjara bölgesinde hüküm süren Romalılar tarafından Chorokhi Nehri kıyısında savunma ve gözetleme amaçlı inşa edilen Gonio Kalesi, Gürcistan’ın en eski tarihi yapılarından biri olarak kabul ediliyor. Klasik kale anlayışlarının aksine bir tepede değil, nehir kıyısında konumlanışıyla, dikdörtgen bir şekle sahip oluşuyla, günümüze kadar korunabilmiş surları ve iç kale bölümleriyle oldukça şaşırtıcı bir görünüme sahip olan Gonio Kalesi, tarihin izlerini sürmek için ideal uğraklardan.
 
Sülfür Hamamları
Başkent Tiflis’in Abanotubani bölgesi, farklı yerlerde konumlanan irili ufaklı, kubbeli hamamlarıyla ünlü. Bölge bu özelliğiyle, “hamam bölgesi” olarak da anılıyor. Doğal kükürt suyu içeren hamamlarda sauna, masaj salonları, havuz ve küvet hizmetlerinden rahatlıkla faydalanılabiliyor. Sülfür Hamamlarının şifalı sularının, otoimmün rahatsızlıklara da iyi geldiği biliniyor.
 
Narikala Kalesi
Tiflis’in en eski sembollerinden biri olarak bilinen Narikale Kalesi, uzun tarihi boyunca çeşitli uygarlıkların hakimiyetinde çeşitli amaçlarla kullanılagelmiş. Kurulduğu 4. yüzyılda gözlemevi ve savunma amaçlı kullanılan yapı, bölgenin Osmanlı’nın hakimiyetinde olduğu dönemlerde hapishane, 18. yüzyılda ise Rus askerlerinin mühimmatlarını koydukları bir depo olarak işlevini sürdürür. Tiflis’in tarihinin izlerine rastlamak için Narikala Kalesi’ne yapılacak bir yolculuk doğru tercih. Yolculuğu teleferik yardımıyla şehrin panoramik görüntüsü eşliğinde gerçekleştirmek ise iyi bir seçim olacaktır.
 
Kuru Köprü
1850’li yıllarda mimar Giovanni Scudier tarafından Tiflis’ten geçen Kura Nehri üzerine inşa edilen köprü, Gürcistan’ın bağımsızlığına kavuştuğu ilk zamanlarında yerli halk tarafından ikinci el ev eşyaların satılıp gelir elde edildiği bir merkez haline gelir. Zaman içerisinde tezgahlar giderek çeşitlenir. Haftanın her günü 10.00 ile 17.00 arasında koca ve zengin bir bit pazarına dönüşen Kuru Köprü’de antika eşyalardan mücevherlere, askeri rozetlerden kılıç koleksiyonlarına, envaiçeşit müzik aletinden yağlı boya tablolara ve daha nice ürüne ulaşmak mümkün.
 
Kazbek Dağı
Kazbek Dağı, Gürcistan’ın kuzeyinde Rusya sınırının yaklaşık olarak 10 kilometre güneyinde 5.054 metrelik zirvesiyle Kafkas Dağlarının en yüksek noktalarından biri. Hafifçe esen rüzgarda kubbesi her daim beyazla kaplı, etrafı sisle sarılı kütleye doğru gerçekleşen tırmanışlar gezginler için her zaman unutulmaz maceralara konu olmayı başarıyor. Gün doğumunun ve batımının en güzel görüntüsüne Kazbek Dağı’nda rastlanıyor. Dağların zenginliği kış sporuna da imkan tanıyor, yamacında konumlanan kayak merkezleriyle çeşitli aktivitelere yeni bir soluk kazandırılıyor. Ayrıca Kazbek Dağı’nda atılan adımlarda otelinden restoranlarına, müzesinden kiliselerine, çay bahçelerine çeşitli zenginlikte mekanlara rastlamak da mümkün.
 
Prometheus Mağarası
1984 yılında İmereti bölgesinde keşfedilen mağara kısa bir süre sonra ziyaretçilere açılan eşsiz bir keşif alanına dönüşür. Paleolitik Çağ’a uzanan buluntuların, sarkıtlar ve dikitlerin, irili ufaklı nehir ve göllerin bir arada eşsiz manzaralar sunduğu mağara, LED ışıklar ve klasik müzik eşliğinde oldukça büyülü bir nitelik kazanıyor. Adını tanrılardan ateşi çalarak insanlara ulaştıran Yunan mitoloji kahramanı Prometheus’tan alıyor ve Kafkas Mitolojisi’nde benzer bir hikayeye sahip olan Amirani’nin de mağara içinde zincire vurulduğuna inanılıyor.
 
Gürcistan’a hızlı teslimat
60’a yakın ülke yollarında on binlerce otobüsüyle yolcu taşıyan Otokar, Gürcistan İçişleri Bakanlığı'nın açtığı ihaleyi kazanmasının ardından araçları kısa süre içinde teslim etti. 2020 yılında Gürcistan'ı ihracat pazarına ekleyen Otokar, iki yıl gibi kısa sürede ülkedeki araç parkını 200'ün üzerine çıkarmayı başardı. Gürcistan’da halihazırda altı belediye tarafından kullanılan Kent ve Sultan otobüsler kullanıcıların beğenisini kazanırken ihale kapsamında teslim edilen 30 Doruk otobüs, Gürcistan İçişleri Bakanlığı'nın çalışanlarını taşıyor.