07 Şubat 2020

GÖRKEMLİ BUKREŞ

Muhteşem mimarisiyle Avrupa’nın en yeşil kentlerinden birinde, sokaklarında Otokar otobüslerinin yolcu taşıdığı Bükreş’teyiz.

Bir zamanlar “Doğu’nun küçük Paris’i” olarak adlandırılan Romanya’nın başkenti Bükreş’in adına tarihi belgelerde ilk defa 1459 yılında rastlanıyor. Bir efsanede kentin “Bucur” adlı bir çoban tarafından kurulduğu anlatılıyor. Başka bir efsanede ise Bükreş isminin Rumence “zevk, mutluluk” anlamına gelen “bucurie” kelimesinden türetildiği rivayet ediliyor. 20. yüzyılda atlattığı 2. Dünya Savaşı, komünist rejim, 1977 depremi, 1989 devrimi gibi badirelere rağmen zarafetini hâlâ koruyan Bükreş, turistlerin popüler destinasyonu olarak listelenmeye devam ediyor. Bu sayımızda sizi Osmanlı hakimiyetinden de izler taşıyan Bükreş’te kısa bir tura çıkarmak istedik.
Parlamento Sarayı
1800’lerin ortasından başlayarak iki dünya savaşı arasında en görkemli yıllarını yaşayan Bükreş’teki Parlamento Sarayı, Pentagon’dan sonra dünyanın en büyük sivil yönetim binası. 1965’ten başlayarak 1989’a kadar ülkeyi yöneten diktatör Nikolay Çavuşesku döneminde hayata geçirilen yapı, Bükreş’te görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Haftanın yedi günü açık olan binaya ziyaretlerin önceden planlanması önemli.

Zafer Takı
Zafer Takı, Paris’in Şanzelize Caddesi’ndeki dünyanın en meşhur zafer takından ilham alınarak 1878’de tasarlanmış. Yüzyıllar boyu süren Osmanlı hakimiyeti sonrası gelen bağımsızlığı simgelemek üzere inşa edilen yapı; kafeleri, parkları, müzeleri ve görkemli binalarıyla şehrin zengin tarihini yansıtan Kiseleff Caddesi üzerinde yer alıyor.

Eski Şehir
Her tarihi şehirde olduğu gibi Bükreş’in kalbinin attığı yer de kafeleri, restoranları, gece kulüpleriyle dört mevsim turist akınına uğrayan Eski Şehir. Hediyelik eşya dükkanlarıyla bezenmiş bu bölge 24 saat uyanık. Eski Şehir’de Bükreş’in en eskilerinden Curtea Veche Kilisesi’ni ve Bram Stoker’ın Drakula karakterine ilham olmuş Kazıklı Voyvoda’nın Eski Soylu Mahkemesi’nin kalıntıları yer alıyor. Ayrıca bölgedeki muhteşem bir tarihi binanın altı katına yayılan Cartureşti Carusel Kitabevi de muhakkak ziyaret edilmesi gerekenlerden. Bölgede görülmesi gereken diğer bir anıtsal yapı da Stavropoles Kilisesi. Dış süslemeleri ve bahçesiyle görülmeye değer olan bu kilise 18. yüzyılda yapılmış.

Devrim Meydanı
Nikolay Çavuşesku’nun halka son konuşmasını yaptığı Devrim Meydanı’nda, günümüzde Ulusal Sanat Müzesi olarak hizmet veren eski Kraliyet Sarayı da yer alıyor. Müze iki ana bölümden oluşuyor, Rumen sanatçıların eserlerine yer veren ulusal galeri ve Avrupa sanatları galerisi.

Victoriei Caddesi
Ulusal Sanat Müzesi’nin üzerinde yer aldığı Victoriei Caddesi, iki savaş arasında yaşananları hâlâ yansıtıyor. 19. yüzyılda dönemin ileri gelen ailelerinin evlerinin de yer aldığı prestijli bir adres olarak tarihe geçiyor.

Herastrau Parkı
Londra’da Hyde Park, New York’ta Central Park gibi Herastrau Parkı da Bükreş’in ciğeri. Hoş restoranları, ortasındaki gölüyle birçok aktiviteye ev sahipliği yapıyor.

Dimitrie Gusti
Ulusal Köy Müzesi Bir açık hava müzesi olan Köy Müzesi, Herastrau Parkı içinde yer alıyor. 10 hektarlık bir alana yayılan müze, 1936’da sosyolojik müze olarak hayata geçirilmiş ve Rumenlerin geleneksel yaşantısını anlatan 272 ev örneğini içeriyor.

Çavuşesku Evi
Çavuşesku ailesinin 1965-1989 yılları arasında ikamet ettiği ev, ailenin yaşadığı zamanlara uyumlu birebir restore edilmiş. O günlerdeki adıyla “Bahar Sarayı”, rüküşlüğe varacak kadar süslü bir üslupla dekore edilmiş. Bahçesinde o günlerden beri yaşamlarını orada sürdüren tavus kuşları dolaşıyor.

Çeşmeci Parkı
Adını kentin çeşmelerini yöneten Siulgi Dumitru-Basa’nın lakabından alan Çeşmeci Parkı’nda 12 önemli Rumen yazarın heykeli bulunuyor. Ayrıca 1. Dünya Savaşı’na katılan askerlere adanmış bir anıt da parkta yer alıyor. Kuğuların yüzdüğü bir göletin de süslediği park, huzurlu bir ortamda yürüyüş yapmak, vakit geçirmek için birebir.

Cantacuzino Sarayı
Belediye başkanlığından başbakanlık görevine kadar yükselmiş Gheorghe Grigore Cantacuzino için inşa edilen Cantacuzino Sarayı, 1903 yılında tamamlanmış. Günümüzde, ünlü müzisyen George Enescu’nun çalışmaları ve hayatı hakkında bilgi edinebileceğiniz George Enescu Ulusal Müzesi olarak gezilebilen bina, mimari özellikleri açısından kentin en güzel binaları arasında sayılıyor.

Bükreş trafiğinde Otokar otobüsleri de yol alıyor!
Turistlerin uğrak noktası bu popüler şehrin yoğun trafiğinde Otokar’ın da sihirli dokunuşu var! Geçtiğimiz yıl Bükreş Belediyesi’nin ihalesini kazanarak bir Türk otobüs markasının tek kalemde aldığı en büyük otobüs ihracat anlaşması imzalanmıştı. Bükreş Belediyesi’ne teslim edilen 400 adet şehir içi Otokar otobüs Bükreşlileri taşımaya ve bu tarihi şehrin yollarını arşınlamaya başladı bile! Bükreş Belediyesi’yle yapılan anlaşma kapsamında sekiz yıl süresince araçların satış sonrası hizmetleri de sağlanacak. Bükreş sokaklarında her an bir Otokar otobüsüyle karşılaşabilirsiniz. Romen Ateneum Konser Salonu Bükreş’te klasik müziğin adresi olarak tanımlanan Ateneum, 1888’de bilimi ve sanatı sevdirmek amacıyla halka kapılarını açmış. Neoklasik tarzda tasarlanmış muhteşem iç ve dış mimarisiyle görülmesi gereken yerler listemizde yer alıyor.